Bıktık Artık!
11 Mart 2006Gayet kolay: “dahi” anlamına gelen “de” ve “da” ait olduğu kelimeden ayrı yazılır.
Örneğin: “Olayı kendi açısından izleyen Aysel de şaşırmıştı ilk önce.” (Pınar Kür Yarın Yarın Everest Yay. s. 241).
Bir yer söz konusu olduğunda ise “de” ya da “da” eki bitişik yazılır: “Döndü, dolaştı, yeniden deniz kıyısında buldu kendini.” (a.g.e., s. 3)
Dahası var… Bağlaç olan “ki” de ayrı yazılır. Örneğin, “Hem neden yalan söylesin ki, bunda da hoşnutsuz kalınacak bir yan bulamaz.” (Adalet Ağaoğlu Ruh Üşümesi İletişim Yay.)
Hatta, soru anlamındaki “mi” de ayrı yazılır. Örneğin, “El midir iş gören, yoksa taş mı?” (Melih Cevdet Anday “Öğle Uykusundan Uyanırken” Ölümsüzlük Ardında Gılgamış Adam Yay.)



7 Mart, 2006 4:07
Ben de bıktım, ben de… Kaçmak istiyorum, gitmek istiyorum dahi manasındaki de / da ların kullanılmadığı beldelere… Hatta “dahi” manasının kullanılmaması bile olabilir çözümüm… “-de ler sevgi kelebekleridir, özgürce uçar, ve konarlar istediklere yerlere, de leri kısıtlamayalım.” diyenlere lafım. “Hade len”… Sıkmayın beni bea…
13 Mart, 2006 11:05
Yıllardan beri çevremde “de” leri bitişik kullanan herkese açtığım savaşın bir internet sitesinde yaygınlaşmış olduğunu görmek beni inanılmaz sevindirdi. Yalnız değilim,yalnız değiliz! Sizleri yürekten destekliyorum arkadaşlar. Güzel Türkçemizin doğru kullanımı konusunda, biraz olsun mürekkep yalamış herkesin aynı özen içinde olması gerektiğine inanıyorum. Türkçemizin kurallarına uyalım, uymayanları uyaralım.
21 Mart, 2006 3:21
Arkadaşlar, bu yaratıcı fikir için emeği geçen herkesi kutluyorum. Ayrı yazılması gerekirken bitiştirilen “de”leri görünce tüyleri diken diken olan tüm tanıdıklarıma ve ısrarla bu hatayı tekrarlayanlara (özellikle msn kuşağı menplarına) sitenizi önereceğim. Haydi kolay gelsin.
26 Mart, 2006 11:58
Benim anlayamadığım neden bu kadar fazla irdelendiğidir bu konunun…
27 Mart, 2006 9:16
Türkçe’nin başında yabancı dil saldırısı gibi büyük bir bela varken -hatırlatayım, tarihin hiç bir döneminde böyle saldırılmadı Türkçe’ye- yanlış yazılan bağlaçlarla uğraşmanız biraz kara mizah olmuş. Harcadığınız bant genişliğini ve elektriği bahsettiğim yöne yönlendirmenizi beklerdim. www.turkcan.org gibi bir site var mesela. Zaten ben buraya bir forum sitesinde Ayşenur isimli arkadaşın imzasında linki görerek geldim. Bu arkadaşın “nick”inin de yabancı dilde olması da ayrı bi kinayeli olmuş.
28 Mart, 2006 8:02
bu anlamlı olaya ben de katılmak istedim.
30 Mart, 2006 9:56
Sizi gerçekten takdir ediyorum. Ben “de,” “ki,” “mi” gibi eklerin ayrı yazılması gerektiğini şiddetle savunanlardan biri olarak sizi gerçekten yürekten kutluyorum. Benim şikayetçi olduğum bir nokta daha var. Bunu da burdan sizlerle paylaşmak istiyorum. O da noktalama işaretlerinin de yanlış kullanılıyor olması. Herkes yüzde yüz doğru olarak kullanamayabilir; ancak biraz daha dikkat edilemez mi? Lütfen bu noktayı da dikkate alın…
6 Nisan, 2006 8:45
Bitisik yazilan “-de” ektir. Bu yuzden bitisik yazilir.
Ayri yazilan “de” ise ek degil kelimedir. Bu yuzden ayri yazilir.
Bu arada “dahi” kelimesini “daaahi” diye okuyorlar. Cok karsilastim bununla. Lutfen!!! Tek a ile…
9 Nisan, 2006 5:55
Takdir edilmesi gerken bir davranış. Tebrik ediyorum.
Ben DE sizinleyim
11 Nisan, 2006 7:20
Arkadaşlar sizleri canı yürekten desteklediğimi bildirmek istedim. Böyle yaratıcı bir fikrin oluşması ve gelişmesindeki arkadaşları sonsuz tebrik eder, başarılarınızın devamını dilerim.
12 Nisan, 2006 1:11
Her turlu imla kurali sonuna kadar uygulanmali…Dil , adi ustunde , konusarak ogrenilir..Yazmak ise ayri bir bilgi ve beceri gerektirir..Ornegin bir Cinli belki dilini konusmaya 1-2 yasinda basliyor , ancak yazmayi belki de 10-12 yasinda ogrenebiliyor..(Sifahi bilgidir.Belki daha once ogrenen de vardir.) Fransizca ve Ingilizceye baktigimizda durum daha karmasik : Adamlarin ayri bir DERSi var ! (Telaffuz dersi diyelim) kendi dilinde yazmak , nasil her ulkede maharet ve ek bir ogrenme gerektirirse , Turkcede de bunun olmasi normal…Belki de bu konuda kurallari en basit ve mantikli olan dil Turkce…Birakin de-ki-mi’ yi , ben inceltme isaretini de istiyorum…Internette Turkce karakterlerle yazip , karsi tarafta da AYNI karakterlerle okunabilmesini istiyorum !….
Diline ve kimligine sahip cik !
12 Nisan, 2006 2:39
Ben de destekliyorum sonuna kadar. Hatta bana msn’de bağlaçları birleşik yazarak eziyet eden insanları uyarmanın bir yolu olarak da sitenizi kullanacağım.
18 Nisan, 2006 11:34
helal olsun, bu konuda boyle bir sitenin acilmis olmasi mukemmel fakat malesef halkimiza en cabuk bilgi ulastiranlardan biri olan medya alemi ise hala bu ekleri ayri veya bir ozel isim varsa da kesme isaretiyle ozel isme ek olarak yazmaktan bikmadi!! bu gorevi ustlenmis kisilerin ve bunlari denetleyenlerin aldiklari egitimden suphe ederim!!
19 Nisan, 2006 4:31
Aslında bir önceki mesajımı tamamlamamamıştım yanlışlıkla gönderildi. Yazım konusu hassas bir konudur.Büyük görev de öğretmenlere düşüyor sadece öğrencileri değil bu yanlışı yapanları gördüğümüzde incitmeden uyarmalıyız.Bir öğretmen ‘’de'’ nin yazımını anlatırken ilginç bir benzetmeyle çocuklara anlatmıştı.Şöyle diyordu:
Bildiğimiz tebeşirli yazı tahtaları var ya onu bir kelime olarak kabul edin hemen ona bitişik olan tahtayı sildiğimizde tebeşir tozlarının yere dökülmemesini sağlayan silgilik ise adın durum eki alan ‘’de'’dir yani ektir onu tahtadan ayıramazsınız. Öğretmen masası ise ayrı yazılan ‘’de'’dir, bağlaçtır, dahi anlamı verir.Benzetme çok hoşuma gitmişti eğer hangi ‘’de'’nin ayrı yazılmasını ayırt edemeyenler varsa bu benzetmeyle akıllarında tutabilirler. Çalışmalarınızın başarıya ulaşması dileğiyle…
20 Nisan, 2006 10:15
Dahi anlamındaki “de”yi, bağlaç olan “ki”yi, soru eki olan “mi”yi bitişik yazanların hepsi birbirine bitişsin diyorum, başka da bir şey demiyorum
Sevgiler..
Saygılar…
23 Nisan, 2006 4:04
Kampanyanız çok anlamlı, sonuna kadar destekliyorum. Ancak site sloganı ve ismiyle ilgili bir eleştirim olacak. Her ayrı yazılan “de” dahi anlamına olacak diye bir şey yoktur. Hatta dahi anlamında kullanılan “de” sayısı az bile denebilir. Bence slogan “bağlaç olan de ayrı yazılır” olabilir. Umarım eleştirimi dikkate alırsınız.
27 Nisan, 2006 9:58
Yazılı iletişimi sıklıkla kullanan biri olarak yazım yanlışı yapan insanların eğitim kalitesi konusunda ciddi şüphelerim oluştu. İlkokul 3. sınıfta” baglaç olan de/da “anlatılırken ben dersi dinlemiyordum. Öğretmen sorduğunda ne sorduğunu bile anlamamıştım. O günden beri asla yanlış yazmadım ve yazanlarla mücadele ettim. Çocukluğumun anılarında yer etmiş bu olay belki de beni daha duyarlı yaptı. Bunu anlamamanın bir mazereti yok bence. Çalışmalarım artan bir hızla devam edecek. Sevgiler
27 Nisan, 2006 2:39
Dahi anlamındaki “de”nin neden ayrı yazılması gerektiğini hala anlayamamışsanız, Türklüğünüzden şüphe duymalısınız arkadaşlar. Çünkü, Türk demek Türkçe demektir. Ve siz “de”nin neden ayrılması gerektiğini anlayamamışsanız, sizin Türkçe bildiğiniz söylenemez.
Şimdi… Gelelim bu yazıdan sonra aklını başına devşirip Türklüğünden şüphe duyan arkadaşları Türkleştirmeye…
Dahi anlamındaki “de” ve ismin “de” hali olan “de” arasında bir fark yaratılmak zorundadır. Aksi takdirde söz konusu “de”nin “dahi” anlamındaki “de” mi, yoksa ismin “de” halinden mütevellit “de” mi olduğu belli olmamaktadır.
Mesela, bir yangın çıktı, kanepeniz ve eviniz yandı. Bu olayı üçüncü bir kişiye anlatıyorsunuz.
“Kanepem yandı, evimde yandı.”
Ne dediniz? Kanepeniz yandı, evinizde yandı. Yani kanepeniz evinizde yandı.
Halbuki siz kanepenizin ve evinizin yandığını söyleyecektiniz! Yanlış söylediniz. Düzeltelim mi bu hatayı?
“Kanepem yandı, evim de yandı.”
Kanepeniz de yanmış, eviniz de. Tebrikler, ne güzel anlattınız anlatmak istediğinizi! Bakın aslında ne kolaymış “dahi” anlamındaki “de”yi ayırmak ve de ne kadar önemliymiş, ne kadar yaşamsalmış, öyle değil mi?
2 Mayıs, 2006 10:13
Bir forum sitesinde bu uyarılarım yüzünden tenkit edilmeler, ukala diye adlandırılmalar mı istersiniz, çalıştığım şirketin bülteninde ayrı yazılması gereken “de”, “da”, “ki”, “mi” lerin bitişik yazılması sebebiyle bütün dizgiyi değiştirtmem yüzünden gereksiz işlerle uğraştığımın iddia edilmesi mi, neler çektim bu imla kuralları takıntımdan. İşin ilginci çevremdeki bir çok kişi en az lise mezunu iken bu kadar basit bir kuralın bir çok kişi tarafından öğrenilememesi. Ondan sonra da “Sende mi Brütüs?” diye sorulan bir soruya “Ne bende mi?” diye cevap vermem algılanamıyor. Sağlık olsun, güzel günler göreceğiz derken bu siteyle karşılaştım, yalnız olmadığımı fark etmek sevindirdi.
3 Mayıs, 2006 5:44
Bu kampanyayı az evvel kanal d haber bülteninde duydum ve kendi kendime dedim ki; güzel ülkemin güzel insanları arasında güzel dilini sevenler de varmış. Hemen onlara katılıp güzel dilimizi yanlış kullanarak baltalayan ve yabancı kelimelerle yozlaştırmaya çalışanlara karşı birşeyler yapabilmenin zevkine varmak istedim. Bu imkanı sağlayan herkese çok teşekkür ederim…
Saygılarımla….
3 Mayıs, 2006 5:46
Ben de ‘’de'’nin ayrı yazılması için savaş verenlerdenim.Ama öğrencilerim ısrarla yanlış yazıyorlar.Çıldırıyorum tabi ki! Benim öğrencilerim sanslılar, eninde sonunda öğreniyorlar.Bütün öğretmen arkadaşlarımın bu konunun üzerine titizlikle eğilmelerini istiyorum.Unutmayalım en büyük görev bizlere düşüyor.Hadi hep birlikte sevgili dilimizi yozlaşmaktan kurtaralım.
3 Mayıs, 2006 5:59
Teşekkürler arkadaşlar. Yıllardır anlatıyoruz ama anlamamakta direnenler çok fazla. Dil bilinci gerek dedikçe, işler daha da kötüye gidiyor. Ben 20 yıldır uğraşıyorum ve bunun gereksiz bir uğraş olduğunu söyleyenlere de burdan sadece acıdığımı belirtiyorum. Emeğinize sağlık arkadaşlar.
3 Mayıs, 2006 6:04
Sizinle aynı düşünceyi paylaşan , üstelik bu düşünce yaymak adına mücadele etme cesareti gösteren arkadaşların var olduğunu görmek ne güzel!
Dilimiz ; “özetimiz”. Kendini hakkıyla özetleyen insanların çoğalması dileğiyle.
Esen kalın…
3 Mayıs, 2006 6:31
Ben de size katılıyorum. Bağlaçları doğru kulllanmıyoruz. Ayrıca ‘gil’ i de doğru kullanamıyoruz. Bu konuyu da belirtmek isterim. Türkçemizi koruyalım
4 Mayıs, 2006 10:15
Çok teşekkürler böyle bir site hazırladığınız için. En ciddi televizyon kanallarında ve gazetelerde bile bu hataları görmekten çok sıkıldım artık.
Lütfen “daaahi”lere , “haaaaekem”lere, “ki”lere, “mi”lere de dikkat çekelim..
4 Mayıs, 2006 4:04
Ben Türkçe’yi öldürenler ile çok karşılaştım. Bir televizyon kanalında bu siteyi öğrendim. DaDaY grubunun çalışmalarına ben de katılmak istedim. İlerleyen süreç içerisinde Türkçe’miz tükenmeye başlayacak. Biz de “Ah keşke DaDaY grubuna yardım etseydim diğeceğiz.
4 Mayıs, 2006 7:30
yeter artık..
Bir kurala dikkat etmek bu kadar mı zor??
Dilimize sahip çıkalım..yanlış yazanları uyaralım!
hele ki bu yanlışı yapan gazeteleri ,tv programlarını şiddetle kınıyorum..allah sizi bildiği gibi yapsın diyorum!
10 Mayıs, 2006 7:24
Bu konuda son derece sıkıntılı bir geçmişi olan ben , bu konuda benden yardımlarını esirgemiyen arkadaşlarımın sayesinde bir arpa boyu mesafe katedebilmişsem ne mutlu bana . Bu sayfayı da o arkadaşlarımdan biri sayesinde öğrendim . Faydalı ve etkili bir çalışma , düşünene ve uygulayan arkadaşları kutluyorum . Kelebek Etkisi eksik olmasın hayatımızdan …
23 Mayıs, 2006 1:53
Dahi anlamındaki de, takıntılarımı ve tezatlarımı hatırlatan unsurların önde gelenlerindendir.Evde,işyerinde yani fiziki koşulların sözkonusu olduğu her yerde dağınık,umursamaz bir kişilğe bürünen ben; bilgisayar dünyasında,dilbilgisi kokan,vs.. kısacası soyut olan her yerde çok titiz ve takıntılıyımdır.işte bu ek de benim bu durumumu simgeleyen özel bir ektir.
Başka ekler de bizim canımız ciğerimizdir.
27 Mayıs, 2006 6:02
daha “de” ‘ yi ayrı yazmayı öğretemeyen-öğrenemeyen bir toplumuz yazık bize !!!
31 Mayıs, 2006 2:32
sizi gönülden tebrik ediyorum benim de uzun zamandır rahatsız olduğum bir konuydu bu sizlere ve desteklerini esirgemeyen herkese saygılrımı gönderiyorum. DİLİMİZDEN UTANMAYALIM VE DOĞRU KULLANALIM..
31 Mayıs, 2006 2:55
Bu sitenin varlığını gördüğümde hem güldüm hem sevindim. Takıntılı bir dil manyağı olduğumdan değil de dilin önemine inandığımdan -de’nin ayrı yazılmasını önemsiyorum. Şu anda buraya yazarken de acayip kasılıyorum, dili bozucam (bozacağım) ve aforoz edilicem (edileceğim) diye… Haydi sağlıcakla: )
31 Mayıs, 2006 4:42
Şükürler olsun! Gazetelerdeki günlük haberlerin altına yapılan bütün mi’ler, de’ler, da’lar birleşmiş, ki’ler ayrılmış dilbilgisi katili, dehşet verici yorumlardan, gazetelerde köşe verilmiş, Türkçe’yi en doğru kullanması gereken yazarlardan, çalakalem yazılmış saçma sapan elektronik postalardan benim kadar tiksinen, sanki boşluk tuşu bozukmuş gibi msn iletileri gönderenlerden benim kadar tiksineni rahatsız olan birilerini buldum.
Kocaman selamlar sizlere “de”, burda”ki” herkese… Türk değil “miyiz” biz, neden Türkçe konuşamıyor, yazamıyoruz?
31 Mayıs, 2006 6:59
Gerçekten bu konuya kadar memleketin başında ne büyük dertler var ama bu da çok önemli. En azından benim gözüme gözüme batıyor -de -da hataları. Koskoca belediye, caddenin üstüne astığı pankartta “Falanca işide yaptık” yazıyor mesela. Hadi belediye başkanı, oy potansiyeli yüksek olduğu için seçilmiş kültürsüz biri diyelim, hiç mi okumuş yazmış adam yok o belediyede? Neden kimse, “-de ayrı yazılmalıydı başkanım” demiyor acaba diye düşünüyorum. Ben sinir oluyorum bu konuya, arkadaşlarımı da elimden geldiğince uyarıyorum, bu siteyi akıl edip hazırlayanlara teşekkür ederken, neden ben düşünemedim diye de hayıflanıyorum doğrusu. Elinize sağlık.
1 Haziran, 2006 12:41
Bu siteden bir arkadaşımın şahsi sitesine koyduğu bağlantı sayesinde ve yeni haberdar oldum Ne güzel bir iş yapmışsınız, teşekkür ediyorum. Bağlaç olan de-ki ve soru eklerinin yanı sıra eklerde bile problem yaşayan çok insan var emin olun. “Örnek:Dün Ahmet bana gelmişdi.”
İmla konusunda mümkün olmuyor pek ama, konuşurken birisi bir kelime veya kalıbı yanlış kullandığında, aynı kelimenin doğrusunun geçtiği bir cümle kuruyorum hemen. İlk seferde etkili olmuyor ama devamı gelince mutlaka farkediliyor. Hem kimseyi kırmıyor hem de yanlışı farkettiriyor bu yöntem. Tavsiye ederim.
6 Haziran, 2006 10:54
Geçtiğimiz Ramazan ayında yakınımdaki parka büyük bir iftar çadırı kuruldu.Çadırın önündeki iki ağacın arasında bir bez afişte
‘BİR SOFRADA SEN KUR.’ yazıyordu.İşin ilginci bu çadırdan yemek yiyenlerin çoğunluğu üniversite öğrencisi.Kötümser olmak istemiyorum ama bu metin mutlaka başkalarının da dikkatini çekmiştir.Şahsen yazıda verilmek istenen mesajdan çok dahi anlamındaki ‘da’ nın bitişik yazılması sonucu cümle düşüklüğünden dolayı anlam karmaşası yaşadım.Hiç o yazı asılmasa bir ay boyunca orada yemek verilemez mi idi?
Bu sadece yüzlerce örnekten bir tanesi.
Düşünsenize bu hataların uluslararası anlaşmanın birinde olduğunu.Ya da başka bir örnek:Adam cinayetten yargılanıyor, ömür boyu hapis cazasına çarptılıyor, dosya temyiz için Yargıtay’a gidiyor ama sayın mahkeme katibinin katkıları ile dahi anlamındaki ‘da’ ve ‘de’ ler yüzünden gelen karar:idam.Belki uçuk bi örnek ama bir ‘boşluk’ nelere kâdir……
9 Haziran, 2006 10:53
dil takıntısı olanlardanım ben de..ama bunun burda bu şekilde dile getirilip sosyal bir boyutta irdelenmesiyle ilgilenmiyorum açıkçası..böyle bi site oluştulmuş olması beni esas ilgilendiren..harika ve alternatif bir fikir bence..çok güldüm ilk duyduğumda..tebrik ediyorum yaratıcı zihinleri
13 Haziran, 2006 11:53
“Dahi” anlamındaki “de” ayrı yazılmasaydı büyük bir anlam karmaşası mı yaşanırdı? Okuduğumuz metni anlayamaz mıydık?
Belki “dahi” anlamındaki “de” için böyle bir durum seyrek de olsa karşımıza çıkabilir. Fakat ben hiçbir zaman “mi” soru ekini ayrı yazmanın neden gerekli olduğunu anlayamamışımdır. Keza, “ki” bağlacı için de aynı şey söz konusu.
Bütün bu kurallara her zaman dikkat ettim, ederim, etmeyenleri içten içe kınarım, yakın dostlarımsa direkt uyarırım, fakat yine de “bu kurallar varolmasaydı Türkçe bariz biçimde daha kullanışsız bir dil olurdu” fikrine katılmıyorum.
Bu arada yorum yapan dostlarımızın yaptığı bazı imla ve dilbilgisi hataları:
- Nokta, virgül gibi noktalama işaretlerinden sonra bir karakter boşluk bırakılmaması, yahut bu işaretlerden önce boşluk bırakılması
- Gerekli yerlere virgül konulmaması
- Üç nokta (…) yerine iki nokta (..) kullanılması
- Gereken yerlerde büyük harf kullanılmaması
- Yazım yanlışları (burda, hadi, vs.)
15 Haziran, 2006 9:38
“buradaki” kelimesindeki “ki” farklıdır, “O orada ki ben buradayım.” tümcesindeki “ki” farklıdır. Bu yüzden ki ayrı yazılır.
Aynı şekilde “Evimi özledim.” tümcesindeki “m” ve “i” ekleri farklıdır, “Evi mi özledin?” tümcesindeki “mi” farklıdır. Budur Muhalefet bey, buyrun buradan yakın. Hahayt!
Bu arada sitenin yapımında adı geçen herkese el sallıyorum buradan…
20 Haziran, 2006 2:46
Bravo dostlar, kızanlar, yoldaşlar, hemşehriler!
Türkiye Polat Alemdar’la, çetelerle, zifiri karanlık zevat-ı muhteremle gurur duyadursun, Türkçe sizinle ne denli gurur duysa azdır! Bendeniz de!
Derhal bağlantı yolunu asfaltlama çalışmalarına başlıyorum yazlık sitemde.
20 Haziran, 2006 4:28
Merhaba,
Ben de bu sitede yazılan bir sürü yoruma katılıyor, bazılarını da ayrı bir komiklik olarak görüyorum, çünkü yorumlarda bile bir sürü imlâ hatası var.
Çabanızın bir yerlere ulaştığına eminim, ama ulaşacak daha çok insan var.Dilerim hiçbir çaba boşa gitmez.
Bant genişliğinin boşa harcandığını belirten arkadaş ve sitenin “de” eki ile ilgili olduğunu düşünen diğer insanlar, sanırım sitenin zaten genel olarak Türkçe ve imlâ hataları ile ilgili olduğunu ve bunun sadece bir “-de, … de” takıntısı olmadığını fark etmemişler. Burada ben vurgulamış olayım.
Bu siteden mümkün olduğunca insanı haberdar etmek gerekir bence, ve de ne kadar antipatik olursa olsun uyarmak, yine uyarmak, ille de uyarmak… Çünkü sadece dil bir kültürü var ya da yok edebilecek bir güce sahiptir.
Sizleri tebrik ediyorum.
25 Haziran, 2006 8:53
merhaba,
Yazım konusundaki duyarlılığınıza katılıyorum. Gerçi konuşurken de çok hata yapıyoruz. Örneğin insanlara bu, şu diyoruz. Benim bildiğim bu gibi kelimeler cansız varlıkları işaret etmek için kullanılır. Arada sırada çevremdeki insanların böyle hatalarına rastlıyorum, uyarıyorum ama bundan sonra da gözümün içine bakıp “aa sen böyle söylenmesinden hoşlanmıyordun değil mi?” diyorlar. Bir de böyleleri var. Ama yine de böyle sitelerin varlığını bilmek çok rahatlatıyor insanı. Dilinden anlayanların olduğu bir yer. Onun için teşekkür ediyorum
30 Haziran, 2006 9:50
Once sinirleniyorum, sonra uyariyorum, bikmadan defalarca duzeltiyorum. Bu asamadan sonra hala ” aaa ama sende cok buyuttun yahu ” diye bir mesaj alirsam hemen oracikta iliskimi kesiyorum.
Duygularima tercuman olmus herkes. Tebrik ediyorum.
1 Temmuz, 2006 3:38
Sanırım şu soruyu soracağım en uygun yer burası. Bilgisi olan varsa, cevap verirse sevinirim.
Cemil Meriç, imlâ için ‘işçilik’ demiş. Bu mümkün mü? Duyan, okuyan var mı?
2 Temmuz, 2006 3:56
Slogan önerisi:
“Dahi” anlamındaki “de”leri ayrı yazmak için dahi olmak gerekmez.
—
Dikkat ediyorum,önemsiyorum, destekliyorum
3 Temmuz, 2006 6:06
Ne kadar sevinsem azdır herhalde aynı derdi paylaşan insanlarla birlikte olduğum için. Yıllarca öğrettiler bize, yıllarca anlattı öğretmenler ama gelin görün ki bugün akademisyenler bile hala de/da’nın nerede ayrı yazıldığından bihaber!
Birlikte olduğum kız arkadaşlarımda bile ilk baktığım şey de’yi nasıl yazdıkları. Bende bir takıntı haline geldi artık bu, doğru yazmayanların kişiliklerinde eksiklik olduğunu bile düşünmeye başladım. Tanrım bana yardım et!
4 Temmuz, 2006 2:41
Oh be! Sonunda oldu, birileri çıktı ve bu gidişe son verecek bir girişimde bulundu. Bizler zorla ve inatla Türkçe ve edebiyat öğretilmiş bir kuşaktan geliyoruz ama hiç de
şikayetçi değiliz. En çok satan gazetelerde bile, dahi anlamına gelen “de” bağlacı içeren ve bitişik yazılan ifadeler sekiz sütuna manşet oluyor. Bu nasıl gazetecilik ?
Ben bir mühendis olarak bunu bilebiliyorsam, bir gazetecinin haydi haydi bilmesi lazım. Onlar adına utanıyorum!
Bir şeyin daha titizlikle üzerinde durmamız lazım, özel televizyonları bir tarafa bırakın, TRT spikerleri bile bu hatayı çok sık yapıyor. Bildiğim kadarıyla sert sessiz bir harf ile biten özel isimlerden sonra gelen sesli harf özel ismin yazılışını değiştirmez ama okunuşunu kesinlikle değiştirir. Mesela; “Uşak’a” diye yazılır ama “Uşağa” diye okunur, “Uşaka” değil. Bu da çok önemli ve sıkça yapılan bir hata.
8 Temmuz, 2006 9:08
Ben istanbullu rumlardanım ömrüm burada geçti ama neredeyse hiç bir türkün -de ekini kullanırken dikkat ettiğini göremedim. Ayrıca onları uyardığım zamanlar da “ya haklısın tabi de aklıma gelmiyo işte bi şey olmaz” gibi cevaplar aldım. Buna karşılık onlara verdiğim cevap çok basit oldu “türk olan sensin daha iyi bilirsin”..
11 Temmuz, 2006 12:06
Muhteşem!!!
Bu siteye ait linki ilk gördüğümde “herhalde şakadır, yoktur böyle bir site” diye geçirdim içimden. Ama linke tıkladığımda karşıma çıkan manzaraya şok oldum desem yeridir. İstisnasız, her ortamda ‘dahi’ anlamındaki ‘de’nin durumu konusunda hep çomak sokmuşumdur. Genelde de terslenmişimdir, yukarıdaki diğer yorumlarda da okuduğumuz gibi. Müdahale etmeyince felaket bir rahatsızlık hissediyorum. Bu konuda aynı hisleri paylaşanların olması beni biraz olsun rahatlattı. Demek ki ben de normalmişim
)
Teşekkürler dahianlamindakideayriyazilir.com’u açanlara…
11 Temmuz, 2006 6:33
Tebrikler. Tam da ben böyle bir blog açmayı düşünüyordum. Şimdi de bir site kurup yazılı ve sözlü basında bu kurallara uymayıp topluma kötü örnek olan tüm siyasetçi, sanatçı (!), ünlü ve ünsüz bireyleri afişe etmeyi düşünüyorum. Ayrıca yabancı sözcükleri işyerlerine ad olarak seçen ve kentlerimizi yabancı dilde yazılmış tabelalarla dolduran iş yerlerinin de fotoğraflarını yayınlamak istiyorum. Yaşasın Türkçe! Türkçe’ye Özgürlük!
11 Temmuz, 2006 9:48
Yazımda dahi anlamındaki de’nin ayrı yazılmasından daha da basite gidersek, K harfinin Ke değil Ka olarak, H’nin ha hatta haş olarak okunmasının da beni rahtsız ettiğini eklemek isterim. Türk abecesindeki sesssiz harfler ardına e seslisi getirilerek okunur, kural basittir.
Haber bultenlerinde duyduğum her SeSeKA, CeHaPe, PeKaKa karatahtadaki tırmak etkisi yaramaktan öte, eğitimli insanların bu kadar basit ve temel kuralları hiçe sayması beni yılgınlığa düşürüyor.
Hatta daha da basite inersek: Türk sisteminde ondalık sayılar virgülle ayrılır kuralına uyan gazete ve televizyon var mıdır? Neden her kes ondalık sayıları Amerikancadan çevirerek nokta ile ayırır?
13 Temmuz, 2006 6:58
kafa karışıklığı yaratıp, şu anlamdaysa ayrı bu anlamdaysa bitişik demektense -ki bunun ayrımını yapabilen zaten doğru düzgün yazıyor- şöyle örnekleyebiliriz bu hataya düşenlere:
de ve da çıkarıldığında cümle herhangi bir anlam bozulmasına uğramıyorsa ayrı ; çıkartıldığında anlam bozulması oluşuyorsa bitişik yazılmalıdır.
daha basit bir örnekleme olduğu ortada…
14 Temmuz, 2006 10:00
“soru anlamındaki mi” yerine “soru ilgeci mi” desek mi acaba??
tesekkurler…
20 Temmuz, 2006 3:55
dikkatinizi çekti mi? şimdi bir felaket daha başladı. üstten virgülle ayrılan bütün yer ekleri artık “de” veya “da”. örnek vereyim: “hürriyet’de”, “şafak’da” gibi… sert sessiz, yumuşak sessiz uyumu da tarihe karışıyor. televizyonlardaki alt yazılar ve spotlarda da bunun öncülüğü yapılıyor.
20 Temmuz, 2006 5:20
Nasıl sevindim anlatamam. Yıllar yılı arkadaşlarımı -de , -da konusundaki titizliğimden dolayı bunaltmış olsam da bu site sayesinde yalnız olmadığımı görmek çok umut verici. Dilimize sahip çıkalım.
2 Ağustos, 2006 2:36
Böyle bir site de gerekliydi..
Duyarlı insanların olduğunu bilmek ne güzel..
5 Ağustos, 2006 10:07
Bende destekliyorum. Şaka, şaka…
13 Ağustos, 2006 1:58
Bu tür konulara takılıp kalan insanların dil kullanımı konusunda en çok hata yapanlar olduğunu farkettim. Siz de farkettiniz mi?. Ayrıca Sedat ÖÇAL’a da katılıyorum
15 Ağustos, 2006 9:42
Yapılan yanlışlardan sadece biri bu sitenin adresi,daha nicesi var hepsine yetişmek mümkün değil fakat mümkün olduğunca yapılan yanlışlıklar için uyarılardan kaçınmayalım.
24 Ağustos, 2006 11:26
Çok güzel bir site ama “Olaya kendi açısından… ” daha doğru bir cümle olur
28 Ağustos, 2006 8:10
Merhaba, yalnızca bir ekleme yapmak istedim.
“de” “ki” “mi” eklerinden sonra beni en çok rahatsız eden kullanım da “ne… ne…” kullanımıdır. “Ne… ne…” kullanımı, “hem… hem…” kullanımının olumsuzu niteliğindedir. Dolayısıyla birinde olumsuz yargı belirtiyorsak, ötekinde olumlu yargı belirtmeliyiz. Ancak kimse buna dikkat etmiyor!
Örnek: “Bu konuda hem siyasiler hem de basın üzerine düşeni yapmamıştır.” cümlesini ele alalım. Bunu “ne… ne…” ile anlatmak istediğimizde;
Yanlış olan cümle: “Bu konuda ne siyesiler ne de basın üzerine düşeni yapmamıştır.”
Doğru olan cümle: “Bu konuda ne siyasiler ne de basın üzerine düşeni yapmıştır.”
28 Ekim, 2006 11:27
de’lere da’lara özgürlük. yaşasın kelimelerden koparılmamış, ayrılığını kendi tayin edebilen de’ler. kahrosun de’leri da’ları yerinden yurdundan ayıranlar.
bir gün tüm cümleler istenildiği gibi yazılabilecek.
devrimci de’lere destek derneği
DDDD
6 Kasım, 2006 12:23
Evet ya bıktık artık! MSN’i , SMS mesajlarını geçtim, insanlar en olmayacak yerlerde, gazetelerde, kurum web sitelerinde, televizyon ana haberleri ve programlarında ve her yerde dahi anlamındaki “de”yi ayrı yazmamakta ısrar ediyorlar, aslında bilmiyorlar da öğrenmemekte ısrar ediyorlar! Yaşasın demek benim gibi hisseden insanlar da var, ne hoş.. Dünyayı değiştiremeyiz belki ama türkçenin doğru kullanılmasını sağlayabiliriz belki böyle bir organizasyonun oluşturacağı insiyatifle
Çünkü sorun sadece dahi anlamındaki “de”de değil, aynı zamanda ilgi eki “ki” de ayrı yazılır, ya da soru ekleri ! Bunlara da el atmak lazım
Ne kadar sinir bozucu bunları doğru kullanmayan insanlar ya!
2 Aralık, 2006 1:49
Bu siteyi ilk duyduğum zaman çok sevinmiştim. Gerçekten bu iş çığrından çıktı. İnsanların YARISINDAN ÇOĞU bu konuda yazım yanlışı yapıyor!
Ancak sitenin isminde geçen tanımın uygun olmadığını düşünüyorum. Ayrı yazılması gereken de’ler her zaman “dahi” anlamına gelmez. (Örnek: “Buraya kadar gelinir de bir yemek yenmez mi?”) Bu şekilde bir tanım bence kafaları daha da karıştırıyor.
“Peki doğrusu ne?” diyecek olursanız pek emin değilim. Ben şahsen hiçbir zaman bu konuda bir sıkıntı çekmedim. Yani hangi de’nin ayrı hangisinin birleşik yazılması gerektiği, bana çok açıkca ortada gibi geliyor! Bu yüzden işin “tanımı” nedir bilemiyorum… “İçinde, üzerinde” vs. gibi “bulunma” durumu belirten de’ler (evde, çantada) “ek” olarak bir önceki sözcükle birleşik yazılır.
Bu konu “imla yanlışları” içinde belki de EN ÖNEMLİlerinden biri. Çünkü okurken cümlenin anlamını yanlış kestirmenize neden oluyor, hatta bazen anlamı tamamen bozabiliyor. (Bkz: Yukarıda “Egemen Eroğlu’nun verdiği kanepe örneği)… Yani bu basbayağı bir “hata”dır. “Canım artık böyle yazıverelim noolacak” denemeyecek birşey.
Sitede emeği geçen herkesi tebrik ediyorum ve başarılar diliyorum.
29 Aralık, 2006 11:53
Ortaokuldaydim, ana haber bultenlerindeki anlatim bozuklugu ya da imla hatalarini bulmamiz icin odevler verilirdi; o zamanlar TRT vardi, ozel televizyon kanallarinda ezberci zihniyetin cocuklari calismiyordu, hata bulamazdim. Ama hatalar o kadar cogaldi ki televizyon izlemekten nefret eder hale geldim.
4 Ocak, 2007 11:07
yalnız olmadığımı gördüm. çok mutluyum. ama hala umutsuzum.
10 Ocak, 2007 11:00
SONUNA KADAR ARKANIZDAYIM ARKADASLAR…
14 Ocak, 2007 5:20
Atanur’un bir şiiri var, her şeyi anlatıyor. Şiir bir küçük veda şiiri, her şeyi anlatıyor:
“ve da
ayrı yazılır bazen”
24 Ocak, 2007 9:49
Bu site benim en beğendiğim sitelerin başında geliyor.Çünkü yozlaşma yolunda olan bu toplum düzeylerini dogru yönde etkileyebilecek bir site.Ben yıllarca türkçenin doğru kullanılmasını herkese tavsiye ettim ama beni dinleyen pek az kişi oldu.İnsanlar hep akıllarında ki düşüncelerin doğru olduğu kanısındadırlar.Ama türkçemizin hep doğru kullanılması taraftarıyım ben.Çünkü dilini KULLANMAYI İYİ BİLEN BİR KİŞİ EN BÜYÜK VATANSEVERDİR bence.Herkese de bu kanıyı yaymaya çalışaçağım ama arkamda kim bilir ne kadar insan olur.Olsun ben genede gerçek doğru olan düşünceyi savunacağım.Herkesi de yanımda görmek isterim.Benim gibi düşüncesi olan herkesi bekliyorum…ad_siyahbeyaz@hotmail.com
11 Şubat, 2007 12:30
Mükemmelsiniz! Böyle anlamlı bir site kurmuş olduğunuz için tebrik ediyorum sizleri
Ben de ‘’şey ‘’ konusunda bir ekleme yapmak istiyorum. Günlük hayatımızda, farkında olmadan çok fazla kullandığımız bir kelime olan ‘’ şey ‘’ de ayrı yazılır ve bu konuda da lütfen daha duyarlı ve dikkatli olalım.
-'’herşey'’ değil ‘’her şey'’,
-'’birşey'’ değil ‘’bir şey'’ …gibi!!!
28 Mart, 2007 11:51
bu site obsesif davranışın ürünüdür.
yakında kültürünüze ait sadece ayrı yazılmış milyonlarca -de, -da kalacak. vaktinizi birazcık olsun tüketmeye değilde üretmeye ayırın…
6 Nisan, 2007 9:46
Ben de cigdem ozdedeli arkadasima katiliyorum. Hic unutmam bir öğle yemeğimız, yanlış yazılmış bir uyarı yazısı yüzünden, bir TDK toplantısına dönüşüvermişti. Zira ben uyarıya çiğdem’in müdahalesini o dönem sigaraya olan düşkünlüğüne bağlamıştım ki yanılmışım… YAZI AYNEN ŞÖYLEYDI: ‘Sigara içmeyenleride (de bitişik-çıldırtan an:)) düşündüğünüz için teşekkür ederiz’ …. ne diyim gel de çiğdem’i tut orda!! Herneyse arkadaşlar benİm de günlerim gecelerim bu uğurda mücadele etmekle geçiyor….. bakalım….. daha nice siteler yaparız bu uğurda!!!!
14 Haziran, 2007 12:16
Ben de katılıyorum ama siz de başlıgınızda “dahi anlamındaki de ayrı yazılır” derken Türkçeyi yanlış kullanmışsınız bence.
“dahi anlamındaki “de” ayrı yazılır” olmalıydı diye düşünüyorum. Yoksa orda da “de” yi dahi anlamında kullanmış olursunuz. Yani : “Dahi anlamındaki dahi(bile) ayrı yazılır” gibi olur ki sizin demek istediginizden apayrı bi anlam taşır.
Üzgünüm eleştirmek ruhumda var galiba =)
26 Haziran, 2007 10:44
Site sahiplerini kutlarim. Super bir dusunce.
:alkis:
26 Temmuz, 2007 3:53
Harika bir site. Beni de çok rahatsız ediyor ayrı yazılmaması.
Nilgün Hanım’ın ‘şey’ eklemesine de katılıyorum. Lütfen dikkat edelim
27 Temmuz, 2007 1:30
Gönülden destekliyorum. Vatanseverlik falan olarak da bakmıyorum aslında ama bir dil var ve bu doğru kullanılmalı. Takıntıysa takıntılıyım. Ama şu -de leri ayrı yazalım, ne olur.
14 Ağustos, 2007 10:53
Bozuk Türkçe’den medet umanlar da var.
“Very kreatif” kişilere göre bozuk Türkçe kullanmanız, sizi sevimli, gençlere daha da yakın ve zeki yapar. Kanıtlanmıştır.
http://patlican.ekolay.net/yarismaneis.asp
27 Ağustos, 2007 10:33
Harikasınız! Çevremdeki, dahi anlamındaki de’yi bitişik yazanları uyarmaya çalışıyorum. Eğitimlisi bile yapıyor bu hatayı. Hatta, dahi anlamındaki de’yi ayrı yazan pek yok ne yazık ki!
5 Eylül, 2007 8:26
ben pek dikkat etmem bu tur seylere. pek bi eksikliginide hissetmedim hayatim da. bence sizde cok kasmayin. hayat kisa. bunnara takilmadan yasamak lazim doya doya. dimi ama?
16 Ekim, 2007 12:40
Ah ah ah… yarama parmak basmis bir konu. Televizyonda dahi goruyorum yazim yanlislari. Sinirim tepeme cikiyor. Ozellikle de ve ki. Nasil oluyor da lise, universite okumus insanlar boyle hatalar yapiyor anlamiyorum. Yillardir savasini veriyorum ama kimsenin de umurunda oldugunu sanmiyorum.
Tebrikler… en azindan okuyan birkac kisinin dikkatini cekmis olursunuz.
17 Ekim, 2007 11:09
Derdime ortak olduğunuz için teşekkür ederim. Benim de en çok kızdığım yanlışlardan birisi bu. Bir de ‘ki’ bağlacını yazmayı öğrenseler ne iyi olacak! Hele gazetelerin internet sayfalarında bu tür yanlışlar görmüyor muyum!!! ‘editör’ adı altında da maaş alıyorlar gazeteden…Öğretmenleri utansın bu insanların, diyecek fazla birşeyim yok.
4 Kasım, 2007 10:45
Yapmayın! “onuda alsana.”,”farzet”,”farket”,”terket”,”oldumuki?” ve diğer birtakım korkunç yazım yanlışlarnı barındıran yazıları gözümün önünden alın! Şuraya yazarken bile nasıl rahatsız oldum anlatamam.Biliyorum,ciddi bir konuda yazışırken”Arkadaşım sen önce şu de bağlacını bir ayır sonra gel bakalım” gibi cümlelerim yüzünden karşı tarafın çıldırdığını;ama asla yıldıramazlar=) Bununla da yetinmeyip birçok yazara,televizyon programına yazdım bu rahatsızlığımı,ama elbette ki okuduklarını düşünmek bile iyimserlikten ibaret.Her neyse,benim gibi düşünenler,bu konuda en azından çevresini uyarma ihtiyacı hissedenlerle burada buluşmak da harika!
21 Kasım, 2007 8:12
hay Allah’ım bu kdr sorun varken nelerle uğraşıyor memleketimin insanı
-de yi -da yı bi kenara koyun Türkçemizi'’Turkche'’leştirmelerine bi çözüm bulun.
3 Aralık, 2007 9:49
Umarım yorumu hatalı yazmam
gerçekten çok iyi olmuş,emeği geçen herkese teşekkür ederim.Bir de sürekli böyle şeyler övülür ama aynı tas aynı hamam.Artık buna bir dur demek lazım.Türkçemiz,Turkche olmasın!!
12 Aralık, 2007 11:55
Önemli bir konu bu. Ancak önemli bir hata daha var, o da çok yaygın. Sert sessizle biten sözcüklerden sonra gelen “dahi” anlamındaki de ve da’lar ayrı yazılmakla kalmaz; ayrıca hal eki gibi te ya da ta olmazlar. Örneğin “Gitmek te var” denmez; doğrusu “Gitmek de var”dır. Çünkü bağlaçlar, hal eklerinin tersine, sessiz uyumuna uymaz. Dilbilgisi konusunda çok özenli olduğunu söyleyen insanlar da bu hatayı yapıyor; yazılarının okunurluğu kalmıyor.
13 Ocak, 2008 8:24
hastasınız siz ya!!
ama ben DE sizin gibiyim!!
12 Şubat, 2008 1:02
Sadece bağlaçlar için değil; gördüğümüz her yazım yanlışı için duyarlı olmalıyız diye düşünüyorum. Bilmesek de doğrusunu öğrenmeli, uygulamalı ve yanlış yazanları uyarmalıyız. Bu yüzden site sahiplerini bu girişimlerinden dolayı kutluyorum.
Ayrıca bir şey daha dikkatimi çekti. Yorumlarda bir kaç defa rastladım. “Şey” hiçbir şekilde hiçbir kelimeye bitişik yazılmaz dostlar. O hep hür ve bağımsızdır. Keşke bizler de daima onun gibi olabilsek.
Sevgiyle…
4 Nisan, 2008 11:11
Gerçekten bu kadar basit bir kuralı ihmal ediyoruz. Bir kısmımız bilmediğimiz için bir kısmımız da önemsemediği için yanlış yazıyor, işin kötüsü de bunu bir ayrıntı saymalarıdır.
9 Nisan, 2008 7:58
Sayın dahianlamindakideayriyazilir, oluşumunuza pek sevindim. Pek mutlu oldum.
Ekstra olarak, şayet, lakin, keza ve hakeza kelimelerinin mütemadiyen yanlış kullanılmasına da az buçuk da olsa değinirseniz, zevkim doruklara ulaşacak, dünya doğruya gidiyor diye düşüneceğim.
sevgiler, saygılar.
5 Mayıs, 2008 1:11
Yüce bir amaca gönül vermiş siz değerli Türkçeseverler! Bağlantılar kısmında bile yalnızca TDK’nin sayfasına yer vermiş olmanız bir süreliğine duygusal anlar yaşamama sebep olsa da, örnek cümlelerinizin referanslarını belirtirken yazar adıyla kitap adı ve dahi kitap adıyla yayınevi arasına virgül koymayı es geçişiniz beni acılara gark etti.
12 Mayıs, 2008 7:06
Böyle bir alan adını amak gerçekten çılgınlık. Ama bu uğurda böyle güzel şeylerin yapılması beni tabi ki sevindiriyor. Günümüzde her türlü saldırının yapıldığı güzel Türkçemiz, sizler gibi duyarlı insanlar olduğu ve arttığı sürece bu saldırıların karşısında dimdik ve Türk insanının bağımsızlığını saldırganların gözüne sokarcasına yaşamaya devam edecektir eminim. Site biraz ilgisiz kalmış sanırım. Umarım en kısa zamanda yapılacak gerekli güncellemelerle yayın hayatına devam eder bu güzel site. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
18 Mayıs, 2008 4:25
Tebrik ediyorum, aynen de katılıyorum, koca koca gazeteler sürekli anlatım bozuklukları yapıyor deodorantlar “küresel ısınmaya katkı sağlıyor”, “birileride uyanmıyor”, “sustumu konuşmuyor”. Süper fikir böyle bir site yapmış olmanız, bence genel anlamda basında yer alan anlatım bozukluklarını yazmalısınız.
Bundan sonra sık kullanılanlarımdasınız!
26 Mayıs, 2008 8:05
ilk bakışta çok saçma buldum başlığı dahi den kastının zeki manasındaki dahi olduğunu düşündüm. ama “a” yı uzatmadan okuyunca dahi….
bu sefer saçmalıktan kurtuldu.
ama ne oldu sanki…
gereksiz oldu….
kaç yaşınızda olduğunuzu merak ettim….
saygılar
21 Temmuz, 2008 6:35
Konunun üzerinde ciddiyetle durmanız gerçekten takdire değer. Ancak -de, -da ekinin ayrı yazım kuralını çok daha kolay anlaşılacak ve hiç unutulmayacak şekilde açıklamak mümkün. Nasıl mı, şöyle:
‘Nerede, kimde?’ sorusuna cevapsa de-da bitişik yazılır:
Gözlüğünü NEREDE unuttun? Kebapçıda;
Sıra KİMDE? Sende…
Diğer tüm de-da’lar ayrı yazılır:
Herkes maç seyrediyor, Kebapçı da, Kestaneci de…
Biz gidiyoruz, sen de bizimle gel…
İyi günler
22 Temmuz, 2008 8:28
Peki, pekiyi, bu virgüllerden, noktalardan, soru işaretlerinden, kısacası tüm noktalama işaretlerinden sonra bir boşluk bırakmak niye bu kadar zor geliyor insanlarımıza? Neden yazıları karman çorman okumak zorunda bırakılıyoruz? İster “Space” deyin ister “Boşluk Tuşu”, yalnız şu araları bir boşaltın, bir baş parmağınız space’e gitsin e mi? Lütfen… Teşekkürler.
Örnek:
Doğru: Bugün hava çok güzel. Ben de güzelim.
Yanlış: Bugün hava güzel.Ben de güzelim.
23 Temmuz, 2008 11:19
“Bir bağlaçtan ne çıkar, o da yanlış yazılsa kıyamet kopmaz ya” dememek lazım, çürüme böyle böyle başlayıp bütün bünyeyi sarıyor. O hale geldik ki, bu bağlaç ve eklerin doğru kullanıldığını gördüğüm zaman kendimi çölde bir bardak soğuk su bulmuş gibi hissediyorum.
Ayrı yazılması gereken yerde birleşik; birleşik yazılması gereken yerde de (sanki kasten yapılıyor) ayrı yazılıyor. Bu kişilere, “aklına gelenin tersini yaparsan, doğrusunu yapmış olursun” diyorum. Bir fert olarak elimden başka şey gelmiyor.
Evimde bu hassasiyeti küçük çocuklarıma ısrarla vurguluyorum. Henüz tam olarak anlamasalar da, durumun ne kadar vahim olduğunu sürekli izah ediyorum; yavaş yavaş meyve vermeye başladı. Ama televizyonları ve dışarıdaki hayatı gördükçe bocalıyorlar yavrucaklar.
Vehametin bu boyutlara ulaşmasında en büyük pay sahibi, ilkokul öğretmenleridir. Hassasiyet sahibi olanları tenzih ederim ama hiç kusura bakmasınlar, Türkçemizi doğru veya yanlış yazmayı öğreten onlar.
Bir işlem yapmak gerekirse, önce onlardan başlanmalı. Eğitim sadece dersten ibaret değildir. Evet, Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki herkes bunun farkında ama nedendir bilinmez, bir türlü harekete geçmezler.
Ülkemde benim gibi düşünen insanların varlığı beni memnun etti doğrusu. Bu siteyi kuranlara çok teşekkür ederim.
Beni ekibinizin bir mensubu olarak kabul edebilirsiniz. Ses bayrağımız Türkçemizi korumak adına yapacağınız her türlü faaliyete destek olmak isterim.
10 Eylül, 2008 9:30
Arkadaşlar yorumların tamamını okumadım ancak “de ve da”ların yazımı konusundaki duyarlılık ile ilgili yakınmaları içeren yazılarda büyük yazım hataları yapılıyor. Kaş yaparken göz çıkarmayalım demeyeceğim çünkü benim yazdıklarımda da yazım hatası bulunabilir. Mesela Milliyet gaztesine yönlendiren bağlantıda’ki yazıya bir bakın. Yazar de ve da’ları doğru şekilde yazmış ama yazıyı bir de başka kurallara dikkat ederek okuyun. Demek istedğim de ve da’lar gibi bazı başka kolay akılda kalabilecek, da’ları doğru kullananların ve aynı zamanda da de ve da’larda hata yapılmaması gerektiğini vurgulayanların yapmaması gereken kurallar var. Önce kenmizinkini geliştirilerim sonra eleştiririz.
22 Eylül, 2008 8:26
Dilimiz hususunda hassasiyet gösteren herkese teşekkürler… Bu dil bizim, dikkat edelim… Muhabbetle…
16 Ekim, 2008 8:08
ben de bıktım!
31 Ekim, 2008 3:24
DOĞRU ASLINDA AMA BAKIYORUM 2008 yılında KİMSE YORUM YAZ(A)MAMIŞ BU NE ŞİMDİ